Trend

Ragnarok 1. Sezon İncelemesi

Bugün Netflix, iskandinav ülkelerindeki The Rain ve Quicksand ile yakaladığı başarıyı devam ettirme ümidi ile birlikte yeni yapımı olan Ragnarok ile karşımızda. Mitoloji ile ilgilenenlerin yeni gözdesi olan Netflix yapımı Ragnarok dizisinin 1. sezonu; 31 Ocak 2020’de izleyicilerle buluştu. 6 Bölümden oluşan ve 40-45 dakikalık bölüm sürelerinden oluşan dizi, fantastik/drama/gençlik türleri ile karşımıza çıkıyor. Dizide Jannik Johansen ve Mogens Hagedorn gibi isimlerin yönetmen koltuğunda oluşmasının dışında David Stakston, Ylva Bjørkaas, Jonas Strand Gravli gibi isimler de başrolü paylaşıyor.

Ragnarok 1. Sezon İncelemesi - Sinema Hanedanı

Dizinin Konusu

Dul bir kadının, iki oğluyla birlikte eski eşini kaybettiği kasabaya geri dönmesi ile birlikte hikayemiz başlıyor. Kapalı bir havada kasabaya giriş yapan aile, Magne‘nin kahin bir kadın tarafından gözlerinin açılmasından hemen ardından yağmuru tahmin etmesiyle birlikte ilk gerginliğini burada yaşıyor. Magne özünde her ne kadar sıcak bir insan olsa da disleksi probleminin yanı sıra babasının ölümünden sonra geçirdiği travma ile birlikte çeşitli sosyal problemlere de sahip bir birey. Sosyal anlamda birçok sıkıntıya maruz kalan karakterimiz kahin kadından sonra elde ettiği birtakım güçlerin getireceği sorumluğun farkında değildir. Bu güçler sayesinde hiç koşamadığı kadar hızlı koşuyor, bir çekici kimsenin atamadığı kadar uzağa fırlatabiliyor, bisiklet tekerlerini çıplak elleriyle onarabiliyor ve bir aracı rahatlıkta itebiliyor.

Magne, okula başladıktan hemen sonra çevreci arkadaşı Isolde ile birlikte çevre bilinci de elde ediyor. Isolde sayesinde Jutul Ailesi‘nin çevreye zarar veren fabrikaları olduğunun farkına varan Magne, onların aslında baş düşmanları devler olduğunu bilmeden bile nefret etmesine neden oluyordu. Edda kasabası her ne kadar çevreci bir toplum olarak bilinse de, buzulların erimesi, fabrikalar yüzünden insanların kanser olması, ölen hayvanlar, sadece Isolde ve babası tarafından farkına varılan bir problemdi. Ta ki buzulların eridiğini kanıtlamak için dağın eteklerinde ölçüm yapan Isolde, Vidar Jutul tarafından öldürülünceye kadar. Kızın ölümünden hemen sonra Magne, bu ölümü araştırmaya ve güçlerini keşfetmeye başlıyor. İleri evrelerde de Jutul Ailesi‘ni teker teker karşısına almaya başlıyor

Ragnarok 1. Sezon İncelemesi - Sinema Hanedanı

Neden Ragnarok?

Bilmeyenler için öncelikle sizlere bu tanımın bizler için ne ifade ettiğinden bahsetmek istiyorum. Ragnarok, İskandinav mitolojisinde tanrıların kaçınılmaz sonu olarak bilinmektedir. Kelimenin detaylarına indiğimiz zaman “Ragna : Tanrıların düzenleyici gücü, rok : Kader, kıyamet” anlamlarına gelmektedir. Birleştiği zaman ise “Tanrıların Kaderi” tanımını oluşturmaktadırlar. Tanrılar, kıyametin zamanının farkında olmasalar da kimlerin öleceğinin farkındadırlar ve yapacakları hiçbir şey yoktur. Bu kaos ortamında dünya alevler içinde kalacak ve tüm kainat sulara gömülecektir. En sonunda evren sudan yeniden doğacak bitkiler ortaya çıkacak ve hayat devam edecektir.

Dizi içerisinde de bahsedildiği gibi Ragnarok, tanrılar ve devler arasındaki son savaştır. Tanrılar düzeni temsil ederken, devler kaosu ve savaşı temsil ediyordu. Denge yalnızca ikisinin arasındaki savaş ile birlikte sağlanırdı. Son savaşın üzerinden tanrılardan hiçbir iz yok iken Magne, yaptığı bir iyilik sonucunda bir şekilde tanrısal güçlere sahip oldu. Elde ettiği bu güçler hiç hafife alınacak gibi değildi çünkü Magne‘nin ruhu Tanrıların babası Odin‘in oğlu Thor ile birleşmiştir!

Ragnarok 1. Sezon İncelemesi - Sinema Hanedanı

Peki Bizi Neler Bekliyor?

Diziyi izleyenleriniz bilir ki Magne, Jutul Ailesi‘nin evinde bir aynaya baktığında eski suretini görüyor, bu da demek oluyor ki dizi ilerleyen bölümlerde yalnızca şimdi zamana odaklanmayacak. Bölüm bölüm zamanda geriye gideceğiz ve sezon finalinden de gördüğümüz gibi mitoloji hakkında gerçekten çok güzel sahneler izleyeceğiz. İlerleyen sezonlarda Magne‘nin ölen babası ile Jutul Ailesi arasında bir ilişki çıkması ve bunun sonucunda Magne‘nin intikam hırsı ile dolup büyük bir kargaşa çıkarmasını izleme olasılığımız da çok yüksek. Bildiğiniz gibi Magne‘nin bir kardeşi var ve bu kardeş sürekli kötülük yapma çabası içerisinde. Jutul Ailesine bir yakınlığı olduğu da çok belli bu yüzden Laurits‘in, Loki olup olmadığını düşünmeden edemiyorum.

Diziye ilk sezonundan ısınan, mitolojik ögelerini fazla abartılmadığı için yerinde bulan birisi olarak diziyi değerlendirecek olursam; dizinin genel yapısını, karakterlerin oturuşunu beğendim diyebilirim. İzlediğimiz çoğu gençlik dizisinden daha kaliteli ve akıcı olması da beni bu diziye bir ayrı bağlıyor. Dizinin 2. sezonunun geleceğine dair bir onay geldiğini sizlere belirtip incelememi burada bitirmek istiyorum. Gelecek sezonunun incelemesinde görüşmek üzere, keyifli seyirler…

AYRICA VİDEOMUZ:

Umut Can Yürekli

2002 yılında Ankara'da doğdu. Lise son sınıfta olup Uçak Bakım Alanını okuyor ve Üniversite'de Radyo, Sinema ve Televizyon alanını seçmek istiyor. Sinema Hanedanı'nın Yöneticisidir.

3 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı